Çatallanan ve Kısılan Sesinize Berraklığını Geri Verin: Ses Teli Nodül, Polip ve Kist Cerrahisi

Öğretmenlik, çağrı merkezi çalışanlığı, avukatlık veya şarkıcılık… Mesleğiniz ne olursa olsun, sesiniz sizin en büyük imzanızdır. Ses tellerinizi yanlış kullanmaya bağlı oluşan nasırlaşmalara (nodül), aniden gelişen kanamalı kabarcıklara (polip) veya kistlere, kesisiz ve yüksek hassasiyetli mikrocerrahi (fonocerrahi) yöntemlerle müdahale ediyoruz. Amacımız sadece kitleden kurtulmak değil; sesinizin o eski pürüzsüz, güçlü ve yorulmak bilmeyen tınısına kalıcı olarak kavuşmanızı sağlamaktır.

Ses Teli Lezyonları Nedir ve Neden Oluşur?

Ses tellerimiz (vokal kordlar), nefes borusunun girişinde yer alan ve titreşerek sesimizi üreten, çok hassas bir mukoza ile kaplı iki ince kas bandıdır. Sesimizi sürekli yüksek perdeden kullanmak, uzun süre bağırmak veya yanlış teknikle konuşmak, bu tellerin birbirine çok sert çarpmasına neden olur. Bu sürekli travma sonucunda, tıpkı çok çalışan ellerimizde oluşan nasırlara benzeyen Nodüller ortaya çıkar. Aniden çok şiddetli bağırma (maçta amigoluk vb.), şiddetli öksürük veya sigara kullanımı ise tellerin üzerinde içi sıvı veya kan dolu kabarcıklar olan Poliplere yol açar. Kistler ise salgı bezlerinin tıkanmasıyla oluşan ve telin içinde büyüyen keseciklerdir. Tüm bu kitleler tellerin tam kapanmasını engeller, titreşimi bozar ve seste çatallanma, kısılma ve çabuk yorulmaya neden olur. Bu lezyonların, boyunda hiçbir kesi yapılmadan, tamamen ağız içinden mikroskopla girilerek milimetrik olarak temizlenmesi işlemine “Fonocerrahi” (Ses Cerrahisi) denir.

Ses Cerrahisinde Başarı, O İncecik Mukozayı Kusursuzca Korumakta Gizlidir.

Ses telleri, insan vücudunun en narin ve onarımı en zor titreşim dokularından biridir. Nodül veya polip ameliyatı yaparken bir KBB uzmanının en büyük sınavı; kitleyi alırken, onun hemen altındaki sese hayat veren o incecik sağlıklı zarı (mukozayı) asla zedelememektir. Dr. Nurten Küçük olarak Fonocerrahi’deki (Ses Cerrahisi) altın kuralım; boyunda hiçbir kesi yapmadan, özel soğuk uçlu mikro-enstrümanlar kullanarak milimetrenin onda biri hassasiyetinde çalışmaktır. Hedefimiz sadece kitleyi oradan koparıp almak değil; hastanın mesleğine, sahnesine ve sosyal hayatına o berrak, pürüzsüz sesiyle, eskisinden çok daha özgüvenli bir şekilde geri dönmesini sağlamaktır.

İzsiz Mikrocerrahi (Fonocerrahi)

Ameliyat, genel anestezi altında tamamen ağız içinden özel bir boru (laringoskop) ile girilerek yapılır. Dışarıda hiçbir ameliyat izi olmaz. Mikroskop altında devasa büyütülen ses tellerindeki kitle, çevredeki sağlıklı dokulara zarar vermeden nazikçe soyularak alınır.

Mutlak Ses İstirahati

Başarılı bir ameliyatın en önemli yarısı ameliyat sonrası iyileşme sürecidir. İşlemden sonra ses tellerinin kusursuzca iyileşmesi ve pürüzsüz bir yara izi oluşması için genellikle 3 ila 7 gün arasında fısıldamanın bile yasak olduğu "mutlak ses istirahati" verilir.

Ses Terapisi ile Kalıcı Sonuç

Nodüllerin veya poliplerin asıl nedeni "sesi yanlış kullanmaktır". Ameliyattan sonra aynı hataların tekrarlanmaması ve kitlenin yeniden oluşmaması için ameliyat sonrası dönemde mutlaka profesyonel ses terapisi (doğru nefes ve konuşma eğitimi) desteğiyle süreç taçlandırılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Her ses teli nodülü ameliyat edilmek zorunda mıdır?

Hayır, kesinlikle değildir. Özellikle yeni oluşmuş, taze ve yumuşak nodüllerin ilk tedavisi asla cerrahi değildir. Hastaya doğru ses kullanımını öğreten “Ses Terapisi” ve ses istirahati ile bu yumuşak nodüllerin büyük bir kısmı tamamen yok olur. Ancak aylar/yıllar geçmiş, sertleşmiş (nasırlaşmış) nodüllerde veya içi kan dolu poliplerde terapi işe yaramaz; tek çözüm ince bir mikrocerrahi ile o dokunun oradan alınmasıdır.

Deneyimli ellerde, mikroskobik hassasiyetle yapılan bir fonocerrahi sonrası sesinizin temel karakteri (size özgü o ton) değişmez. Ancak kitle (nodül/polip) ses telinden alındığı için; ameliyat öncesindeki o kısık, çatallı, boğuk ve hava kaçıran hasta sesiniz gider, yerine gençliğinizdeki o sağlıklı, berrak ve güçlü sesiniz geri gelir.

Fısıldamak, boğazı ve ses tellerini normal konuşmadan çok daha fazla kasar ve zorlar. Ameliyat edilen bölgenin (yaranın) pürüzsüz bir şekilde kapanabilmesi için ses tellerinin birbirine hiç çarpmaması, yani tamamen hareketsiz kalması gerekir. Bu 3-7 günlük sessizlik yemini, o kusursuz sesin en önemli garantisidir. Bu süreçte iletişiminiz sadece kağıt-kalem veya telefon ekranı üzerinden olmalıdır.

Evet, hem de çok ciddi şekilde etkiler. Sigara dumanı ses telleri üzerinde kronik bir yanık (tahriş) ve ödem (su toplanması) yaratır. Bu durum “Reinke Ödemi” dediğimiz tüm ses telinin jöle gibi şişmesine veya poliplerin çıkmasına neden olur. Dahası, sigara içenlerde görülen ses kısıklığının altında basit bir polip değil, ses teli kanseri (malignite) de yatıyor olabilir. Bu nedenle ses kısıklığı 15 günü geçen her sigara kullanıcısı mutlaka acil endoskopik muayene olmalıdır.

Doğru Teşhis ve Size Özel Tedavi İçin İlk Adımı Atın.

Ön görüşme, muayene ve size özel tedavi planlaması için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.