Sessizliğe Teslim Olmayın, Zamanla Yarışın: Ani İşitme Kaybı Tedavisi

Sabah uyandığınızda veya gün içinde aniden kulağınızın tamamen kapandığını, telefonla konuşurken karşı tarafı duyamadığınızı mı fark ettiniz? Bu basit bir kulak kiri değil, acil müdahale gerektiren bir “işitme enfarktüsü” olabilir. İlk 72 saatlik altın pencereyi kaçırmadan, kliniğimizde uygulanan yoğun medikal ve hücresel kurtarma tedavileriyle işitme sinirlerinizi kalıcı hasardan koruyun; seslerin dünyasına hızla geri dönün.

Ani İşitme Kaybı (İşitme Enfarktüsü) Nedir ve Neden Acildir?

Ani işitme kaybı; 3 günden kısa bir süre içinde, birbirini takip eden en az 3 farklı ses frekansında 30 desibel ve üzeri duyma kaybı yaşanmasıdır. Tıpkı kalbi besleyen damarların tıkanıp kalp krizi yapması gibi, iç kulağı besleyen kılcal damarların pıhtı, viral enfeksiyonlar veya yoğun stres nedeniyle tıkanması sonucu işitme hücrelerinin oksijensiz kalarak ölmesidir. Bu hücreler oksijensizliğe çok kısa süre dayanabilir. Çoğu hasta durumu “Kulağıma su kaçtı” veya “Kir tıkadı” sanarak günlerce bekler. Oysa kaybedilen her saat, sinir hücrelerinin geri dönüşümsüz olarak ölmesine neden olur. Kliniğimizde bu durumu en yüksek öncelikli “acil vaka” olarak kabul ediyor ve işitmeyi geri getirmek için zamanla yarışıyoruz.

İşitme Hücrelerini Kurtarmak İçin Sadece 72 Saatimiz Var.

Bir KBB hekimi olarak en üzüldüğüm vakalar, aniden duymamaya başlayıp ‘Geçer’ ümidiyle 15-20 gün sonra kliniğe başvuran hastalardır. Maalesef o aşamada iç kulak hücreleri canlılığını yitirmiş olur. Dr. Nurten Küçük olarak Ani İşitme Kaybı tedavisinde yaklaşımım son derece agresif ve hızlıdır. Hastam kapıdan girdiği an odyolojik (işitme) testini yapar yapmaz; yüksek doz sistemik kortizon, kulak içine (zardan) mikro-enjeksiyonlar ve kan akımını hızlandıran destek tedavilerle o bölgeye adeta bir ‘hayat öpücüğü’ veriyorum. Erken müdahale ile hastalarımın seslere yeniden kavuştuğu o an, mesleğimizin en büyük mucizelerinden biridir.

Acil Odyolojik Teşhis

Kaybın kulak kirinden mi (iletim tipi) yoksa sinir hasarından mı (sensörinöral) kaynaklandığını anlamak için dakikalar içinde saf ses odyometrisi (işitme testi) yapılır ve hasarın derecesi haritalanır.

Yüksek Doz Kortizon Terapisi

Tedavinin altın standardı kortizondur. İç kulaktaki ödemi saniyeler içinde çözmek için hastanın durumuna göre ağızdan/damardan kortizon başlanır ve sıklıkla kulak zarından doğrudan orta kulağa (intratimpanik) kortizon enjeksiyonu yapılır.

Hiperbarik Oksijen ve Destek

Oksijensizlikten boğulan iç kulak hücrelerini canlandırmak için, kortizon tedavisine ek olarak hastalar Hiperbarik Oksijen Tedavisine (kabin içinde saf oksijen solunumu) ve kan sulandırıcı/vitamin desteklerine yönlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kulağım tıkandı, basit bir kulak kiri mi yoksa ani işitme kaybı mı nasıl anlarım?

Dışarıdan bakarak veya kendi hislerinizle bunu ayırt etmeniz imkansızdır. Her ikisi de aynı “tıkanıklık ve boğuk duyma” hissini verir. Eğer kulağınızda aniden bir kapanma olduysa, asla pamuklu çubukla kurcalamayın veya beklemeyin. Acilen bir KBB uzmanına başvurarak yapılacak 10 dakikalık bir işitme testiyle hayati teşhis hemen konulabilir.

Tıbbi otoriteler ilk 72 saati “altın pencere” olarak kabul eder. İlk 3 gün içinde başlanan tedavilerde başarı ve işitmenin tamamen geri dönme oranı %80’lerin üzerindedir. İlk 1 haftada başarı oranı düşmeye başlar. 2. ila 4. haftadan sonra yapılan müdahalelerde ise maalesef kalıcı işitme kaybı ihtimali çok yüksektir.

Hayır, acılı bir işlem değildir. Kulak zarı önce özel damla veya spreylerle tamamen uyuşturulur. Ardından saç teli inceliğinde bir iğneyle kortizon doğrudan kulağın içine verilir. Bu sayede ilacın tüm vücuda (sistemik) yayılıp yan etki yapması engellenir, kortizon %100 oranında sadece hasarlı olan iç kulağa etki eder.

Bu durum; hastanın yaşına, tedaviye kaçıncı günde başlandığına, işitme kaybının şiddetine (hafif mi, tam sağırlık mı) ve eşlik eden şiddetli baş dönmesi (vertigo) olup olmadığına göre değişir. Genç yaşta ve ilk gün başvuran hastalarda genellikle tam (%100) iyileşme görülürken, gecikmiş vakalarda kısmi iyileşme sağlanabilmektedir.

Doğru Teşhis ve Size Özel Tedavi İçin İlk Adımı Atın.

Ön görüşme, muayene ve size özel tedavi planlaması için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.