Yüzünüzdeki Şüpheli Lekelere Estetik ve Onkolojik Çözüm: Baş ve Boyun Cilt Kanserleri Cerrahisi
Yüzünüzde, burnunuzda veya kulak kepçenizde iyileşmeyen, kanayan veya şekil değiştiren bir ben ya da yara görmek korkutucu olabilir. Baş ve boyun bölgesi cilt kanserlerinde en büyük endişe, kanser temizlendikten sonra yüzde kalacak olan izdir. Kliniğimizde; kanserli hücreleri geride hiçbir risk bırakmadan tamamen temizlerken, yüzünüzün doğal anatomisini koruyan ileri “Flep (Doku Kaydırma)” teknikleriyle çalışıyor, aynalara ve hayata yeniden güvenle bakmanızı sağlıyoruz.
Baş ve Boyun Cilt Kanserleri Nasıl Anlaşılır, Cerrahisi Neden Özeldir?
Baş ve boyun bölgemiz (özellikle burun sırtı, kulak kepçesi, dudak ve alın), yıllar boyunca güneşin zararlı UV ışınlarına en çok maruz kalan alanlardır. Bu nedenle Bazal Hücreli Karsinom (BCC), Skuamöz Hücreli Karsinom (SCC) veya Melanom gibi cilt kanserleri en sık bu bölgelerde ortaya çıkar. Başlangıçta masum bir sivilce, kabuklanan ufak bir yara veya rengi/sınırı değişen bir ben gibi görünebilirler. Yüz bölgesindeki cilt kanserlerinin cerrahisi (eksizyonu), sırtınızdaki veya kolunuzdaki bir kitlenin alınmasından çok daha farklı bir uzmanlık gerektirir. Çünkü amaç sadece kanseri çıkarmak değil; göz kapağı, burun kanadı veya dudak kenarı gibi milimetrik ve estetik açıdan kusursuz olması gereken bölgelerin mimiklerini, formunu ve simetrisini bozmadan onarmaktır.
- Yüzünde, boynunda veya saçlı derisinde haftalardır iyileşmeyen, kabuklanıp tekrar kanayan yarası olanlar
- Vücudundaki mevcut bir benin (nevüs) aniden büyümesi, renginin alacalı (siyah/kahve/kırmızı) olması veya sınırlarının düzensizleşmesi durumunu yaşayanlar
- Burun, kulak veya dudak gibi güneşe çok maruz kalan bölgelerde inci gibi parlayan, ortası çökük kabartılar fark edenler
- Cilt kanseri teşhisi almış ve tümör çıkarıldıktan sonra yüzünde çirkin bir ameliyat izi kalmasından korkan hastalar
- Açık tenli, renkli gözlü olup geçmişte ciddi güneş yanıkları geçirmiş ve cildinde yeni lezyonlar çıkan yüksek riskli bireyler
Yüz Cerrahisinde Amaç Sadece Kanseri Yenmek Değil, Kimliğinizi ve İfadenizi Korumaktır.
Bir hastam burnunun ucundaki veya yanağındaki şüpheli bir lezyonla polikliniğime geldiğinde, aklındaki en büyük sorunun ‘Yüzümde çukurluk veya korkunç bir iz kalacak mı?’ olduğunu bilirim. Dr. Nurten Küçük olarak baş-boyun cilt kanserlerine yaklaşımım iki aşamalı bir sanattır. İlk aşamada, hastamı kanserden %100 kurtarmak için lezyonu güvenli cerrahi sınırlarla milimetrik olarak temizlerim. İkinci ve en hassas aşamada ise, oluşan boşluğu kapatmak için basit dikişler atıp cildi germek yerine, yüzün kendi doğal çizgilerinden (kıvrımlarından) kaydırdığım komşu sağlıklı dokuları (lokal flepler) kullanırım. Bu sayede kanseri vücuttan atarken, hastamın mimiklerini, yüz simetrisini ve o doğal ifadesini kusursuzca korumuş olurum.
Dermatoskopik Analiz ve Biyopsi
Şüpheli lezyon veya ben, özel büyüteçli ışık sistemleriyle incelenir. Gerekli görülürse lokal anesteziyle çok küçük bir parça (biyopsi) alınarak kanserin türü ve derinliği laboratuvarda kesinleştirilir.
Güvenli Sınırlarla Eksizyon
İşlem genellikle poliklinik şartlarında lokal anesteziyle (sadece o bölge uyuşturularak) yapılır. Kanserli doku, hastalığın tekrarlamasını önlemek için etrafındaki birkaç milimetrelik sağlıklı dokuyla birlikte tam olarak çıkarılır.
Estetik Flep (Doku Kaydırma)
Tümörün çıkarıldığı bölgedeki boşluk, hemen yanındaki veya yüzün estetik kıvrımlarındaki (örneğin gülümseme çizgisi) sağlıklı dokular özel tekniklerle kaydırılarak kapatılır. İzler doğal çizgilere gizlenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yüzümdeki her büyüyen veya kanayan ben kanser midir?
Hayır, hepsi kanser değildir. Cildimizdeki masum et benleri tahriş olduğunda, kıyafet sürtündüğünde veya yanlışlıkla kaşıdığımızda kanayabilir ve şişebilir. Ancak bir benin asimetrikleşmesi (şeklinin bozulması), sınırlarının bulanıklaşması, içinde birden fazla renk barındırması, çapının 6 milimetreden (kurşun kalem silgisinden) büyük olması ve sürekli kabuklanıp kanayan bir yaraya dönüşmesi, bizi Melanom veya diğer cilt kanserleri açısından alarma geçiren çok ciddi belirtilerdir.
Ameliyattan sonra yüzümdeki dikiş izi çok belli olur mu?
Baş ve boyun cerrahisinde KBB uzmanlarının kullandığı en büyük avantaj, yüz anatomisini ve “Langer Çizgileri” dediğimiz doğal cilt kıvrımlarını çok iyi bilmeleridir. Kesi ve dikişler her zaman yüzünüzün doğal çizgilerine (alın kırışıklıkları, burun kenarı çizgileri, kulak önü kıvrımı gibi) paralel yapılır ve en ince, estetik ipler kullanılır. İlk haftalarda hafif bir kızarıklık olsa da, aylar içinde bu izler doğal yüz çizgilerinizin içinde kaybolarak dışarıdan neredeyse fark edilmez bir hale gelir.
Kanser temizlendikten sonra tekrar aynı yerde çıkar mı?
Cilt kanserlerinde tekrarlama (nüks) riskini belirleyen en önemli faktör, ilk ameliyatın ne kadar doğru yapıldığıdır. Tümör çıkarılırken, gözle görünmeyen kanser hücrelerinin kalmaması için tümörün etrafından bir miktar (kanserin türüne göre 3-5 milimetre veya daha fazla) sağlam doku da çıkarılır. Buna “güvenli cerrahi sınır” denir. Kanser bu kurallara uyularak temizlendiğinde, aynı yerde tekrar çıkma ihtimali son derece düşüktür.
Bu işlem için genel anestezi alıp hastanede yatmam gerekir mi?
Vakaların çok büyük bir çoğunluğunda (%80-90) hayır. Yüz, burun veya kulaktaki çoğu cilt kanseri eksizyonu, tıpkı diş hekiminde olduğu gibi sadece o bölgenin ince bir iğneyle uyuşturulduğu “Lokal Anestezi” altında, poliklinik veya küçük müdahale odası şartlarında ağrısız bir şekilde yapılır ve hasta işlemden hemen sonra evine/işine döner. Sadece tümör çok büyükse, çok geniş bir doku kaydırması (büyük flep) gerekiyorsa veya hasta çok heyecanlıysa hafif bir uyku hali (sedasyon) veya genel anestezi tercih edilebilir.
Doğru Teşhis ve Size Özel Tedavi İçin İlk Adımı Atın.
Ön görüşme, muayene ve size özel tedavi planlaması için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
