Konuşma ve Yemek Yeme Özgürlüğünüzü Koruyan Hassas Dokunuş: Ağız İçi, Dudak ve Dil Tümörleri Cerrahisi
Dudaklarınızda, dilinizde veya ağız içinizde haftalardır iyileşmeyen bir yara ya da kitle fark ettiğinizde hissettiğiniz o derin endişeyi çok iyi anlıyoruz. Ağız bölgesi tümörlerinde en büyük korku genellikle “Kanser temizlenirken yüzümün şekli bozulur mu veya bir daha eskisi gibi yutkunup konuşamaz mıyım?” sorusudur. İleri düzey onkolojik cerrahi ve estetik onarım (rekonstrüksiyon) tekniklerimizle; sadece kanserli dokuyu vücudunuzdan tamamen temizlemekle kalmıyor, aynı seansta bölgeyi yeniden şekillendirerek sosyal hayatınıza, konuşma ve beslenme konforunuza güvenle dönmenizi sağlıyoruz.
Ağız İçi ve Dil Tümörleri Neden Olur, Cerrahi Onarım Neden Hayatidir?
Ağız boşluğumuz; dudaklarımız, yanak içlerimiz, damak, dil ve dil altı bölgelerinden oluşan oldukça zengin bir mukoza örtüsüyle kaplıdır. Özellikle yoğun sigara/tütün kullanımı, alkol tüketimi, kötü ağız hijyeni veya kronik vuran kırık dişler zamanla bu bölgedeki hücrelerin yapısını bozarak ağız kanserlerine (yassı hücreli karsinom) yol açabilir. Çoğu zaman ağrısız, beyaz/kırmızı lekeler veya 2 haftadan uzun süredir kanayan, sertleşmiş, geçmeyen yaralar (ülserler) şeklinde kendini belli eder. Cerrahideki temel amacımız iki aşamalıdır: Birincisi, tümörü etrafındaki bir miktar sağlam dokuyla birlikte (güvenli sınırlarla) geride tek bir kanser hücresi bırakmadan çıkarmaktır. İkincisi ve en az ilki kadar önemlisi ise “Onarım (Rekonstrüksiyon)” aşamasıdır. Çıkarılan dil veya dudak dokusunun yerine, vücudun başka bir yerinden (veya yanak içinden) kaydırılan dokularla yeni bir form oluşturulur. Böylece hastanın yutkunma, çiğneme ve konuşma fonksiyonları maksimum düzeyde korunur.
- Dilinde, dudağında veya yanak içinde 15 günden uzun süredir iyileşmeyen ve kanayan yarası olanlar
- Ağız içinde silinmeyen beyaz lekeler (Lökoplaki) veya kırmızı kadifemsi yamalar (Eritroplaki) fark edenler
- Çiğneme veya yutkunma sırasında dil hareketlerinin kısıtlandığını, uyuştuğunu veya ağrıdığını hissedenler
- Boynunda, çene altında bu ağız içi yaralara eşlik eden sert ve ağrısız lenf bezi şişlikleri (bezeler) olanlar
- Uzun yıllardır sigara, pipo veya tütün ürünleri ile birlikte alkol kullanan yüksek risk grubundaki hastalar
Onkolojik Cerrahinin Başarısı Kanseri Temizlemekle Başlar, Hayat Kalitesini Geri Vermekle Biter.
Bir hastama dudak veya dil kanseri teşhisi koyduğumda, onun aklından geçen o ‘Toplum içine nasıl çıkacağım, nasıl yemek yiyeceğim?’ korkusunu ilk saniyede hissederim. Dr. Nurten Küçük olarak ağız içi cerrahilerinde asla sadece ‘tümörü kesip atma’ mantığıyla ilerlemem. Biz KBB hekimleri için kanseri geniş ve güvenli sınırlarla temizlemek işin sadece yarısıdır. Asıl ustalık, geride kalan boşluğu çevre dokulardan hazırladığımız estetik fleplerle (doku kaydırmalarıyla) kapatmak, dudağın o doğal kırmızı çizgisini (vermilion) milimetrik olarak tekrar eşleştirmek ve dilin hareket kabiliyetini korumaktır. Hastamın ameliyat sonrasında lokanta gidip rahatça yemeğini yiyebilmesi ve sevdikleriyle anlaşılır bir şekilde sohbet edebilmesi, benim için kanseri yenmek kadar büyük bir zaferdir.
Klinik Evreleme ve Biyopsi
Ağız içindeki şüpheli lezyondan poliklinik şartlarında lokal anesteziyle çok küçük bir parça (biyopsi) alınır. MR veya Tomografi ile tümörün derinliği ve çene kemiğine/boyun lenflerine yayılımı kesin olarak haritalandırılır.
Güvenli Sınırlarla Eksizyon
Kanserli doku, etrafındaki bir miktar sağlıklı mukoza ile birlikte (hastalığın nüksetmemesi için) tek parça halinde çıkarılır. Tümörün yayılma riski varsa, aynı seansta boyun lenf bezleri de titizlikle temizlenir (Boyun Diseksiyonu).
Flep ile Estetik Onarım
Çıkarılan dokunun yarattığı boşluk; yanağın içinden, boyundan veya vücudun farklı bölgelerinden alınan canlı doku yamalarıyla (flep) kapatılır. Bu sayede yüz bütünlüğü, dudak estetiği ve dilin fonksiyonu yeniden inşa edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ağzımda sık sık aft çıkıyor, bunlar kansere dönüşür mü?
Hayır. Aftlar genellikle stres, vitamin eksikliği veya bağışıklık düşüklüğü nedeniyle çıkan, oldukça ağrılı ama “iyi huylu” küçük ülserlerdir ve en geç 7 ila 10 gün içinde kendiliğinden (veya basit kremlerle) tamamen iyileşirler. Ancak ağız kanserine işaret eden yaralar (ülserler) genellikle ağrısız başlar, kenarları serttir ve 2-3 hafta geçmesine rağmen asla küçülmez, aksine büyür veya kanarlar. İyileşmeyen her yara mutlaka KBB hekimine gösterilmelidir.
Dilimin bir kısmı alınırsa ömür boyu dilsiz mi kalırım, konuşamaz mıyım?
Kesinlikle dilsiz kalmazsınız. Dil tümörlerinde hastalığın evresine göre dilin sadece bir kısmı (örneğin yan tarafı) çıkarılır. Çıkarılan bu kısım yerine, vücudun diğer bölgelerinden getirilen dokularla yeni bir dolgunluk (onarım) sağlanır. Ameliyattan hemen sonraki iyileşme döneminde konuşmanızda ve yutkunmanızda zorlanma (pelteklik) olması normaldir; ancak alınacak kısa bir yutma ve konuşma terapisiyle (rehabilitasyon) hastalarımız günlük iletişimlerini çok rahat kuracak seviyeye geri dönerler.
Dudak kanseri ameliyatından sonra yüzümde çok büyük, çirkin bir iz kalır mı?
Dudak bölgesi yüzümüzün en dikkat çeken estetik noktalarından biridir. Bu nedenle dudak tümörleri çıkarılırken özel “doku kaydırma (flep)” teknikleri kullanırız. Ameliyat izleri genellikle burnun alt kısımlarına, dudak kıvrımlarına veya çene çizgilerine saklanır. Dudağın o doğal renk geçişi (vermilion hattı) milimetrik dikişlerle tekrar birleştirildiği için, iyileşme tamamlandığında dışarıdan bakıldığında yüzünüzün doğal simetrisi ve estetiği büyük ölçüde korunmuş olur.
Sadece dilimde küçük bir yara var, neden ameliyatta boynumu da kesiyorsunuz?
Ağız içi ve dil, lenf damarları açısından vücudumuzun en zengin bölgelerinden biridir. Dilinizdeki kanser hücreleri, milimetrik boyutlarda olsalar bile ilk olarak boynunuzdaki lenf bezlerine sıçrama (metastaz yapma) eğilimindedir. Bu nedenle, tümörü çıkarırken hastalığın vücuda yayılma yolunu tamamen kapatmak ve hayatınızı %100 güvenceye almak için, “Boyun Diseksiyonu” adını verdiğimiz boyun lenf bezlerinin temizlenmesi işlemi, ağız kanseri ameliyatlarının ayrılmaz ve hayat kurtaran bir parçasıdır.
Doğru Teşhis ve Size Özel Tedavi İçin İlk Adımı Atın.
Ön görüşme, muayene ve size özel tedavi planlaması için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
